Category

Beslenme

Category

Sağlıklı beslenmeyle ilgileniyorsanız  “serbest dolaşan”  tavuk yumurtalarının normal yumurtalardan daha sağlıklı olduğunu duymuşsunuzdur. Ayrıca, markette yumurtalara bir dakikanızı ayırdıysanız, serbest dolaşan, organik, kafessiz gibi çeşitli yumurta başlıklarını görmüşsünüzdür. Bu terimler günümüzde çok moda ve tedarikçiler artık yumurtalarına bu etiketleri yapıştırarak daha yüksek fiyata satabiliyor. Asıl soru şu ki, bu etiketlerden herhangi biri gerçekten bir şey ifade ediyor mu? “Serbest gezen” yumurtalarla başlayalım. Sağlık dünyasında, çoğu insanın en iyi olduğunu söylediği yumurtalar bunlar.Ne yazık ki, çok gevşek bir serbest gezme tanımına sahiptir. Büyük yumurta üreticileri bundan yararlanmaktadır. Gerekli olan tek şey “üreticilerin kümes hayvanlarının dışarıya erişimine izin verildiğini yetkili kuruma göstermeleridir. Anahtar kelime: izin verildi. Bu, tavukların çok fazla zaman harcadıkları veya dışarıda herhangi bir zaman geçirdikleri anlamına gelmez. Sertifikalı serbest gezen tavuk yumurtası etiketi için dışarıya erişimlerine izin veren küçük bir kapıya sahip olabilirler. Özünde, bu başlık pek bir şey ifade etmiyor. Marketlerde gördüğünüz bir sonraki başlık “kafessiz”. Bu başlık…

TESTOSTERON DOSTU Hem aşırı östrojeni hem de endotoksinleri düşürmeye yardımcı olur. Fazla östrojen yağ kaybını zorlaştırabilir. Mantarlar, aromataz aktivitesini engelleyen fitokimyasallar içerir. Bu da testosteronun östrojene dönüşümünü engeller. Düzenli mantar alımı, erkeklerde daha sağlıklı testosteron seviyeleri ile ilişkilendirilmiştir. En çok kültür mantarları çalışılmış olsa da shitake, Cantharellus cibarius ve portabello gibi diğer mantar çeşitlerinin de etkili olduğu düşünülmektedir. BAĞIRSAK SAĞLIĞI İyi pişirilmiş mantarlar, uygun şekilde sindirilemeyen herhangi bir şeyin geçişine yardımcı olmak için bağırsaklara yardımcı olur. Lifleri toksinleri emer ve bağırsakları bambu filizleri ve çiğ havuçlara benzer şekilde dezenfekte eder. Bu, ince bağırsakta aşırı bakteri üremesi (SIBO) ve IBS tedavisinde çok yardımcı oldukları anlamına gelir. BESLEYİCİ Food Science and Nutrition’da (Ocak 2021) yayımlanan yeni araştırma , diyete mantar eklenmesinin kalori, sodyum veya yağda herhangi bir artış olmaksızın D vitamini gibi eksik besinler de dahil olmak üzere çeşitli mikro besinlerin alımını artırdığını buldu. Diyete bir porsiyon (84 g) mantar eklenmesi, diyet lifinde (yüzde beş ila…

THE GAME CHANGERS YALANLARI Sporcular için en uygun beslenme biçimi  nedir? Tüm insanları kapsayan  en uygun beslenme biçimi  olduğuna inanmasam da, tüm sağlıklı diyetlerin paylaştığı özellikler olduğunu düşünüyorum. Evrimsel süreçte insan  vücudunun genel olarak adapte olduğu bir beslenme biçimi vardır .İnsanların besinleri kullanabilme kapasitesine baktığımızda herbivor (otçul) ve karnivor (etçil ) olmadığını görürüz ,insan için en uygun beslenme biçimi omnivor gibi durmaktadır bunu bir çok evrim teorisyeni de desteklemektedir ayrıca sadece et ve ya sadece ota dayalı diyetlerin besin emiliminde yetersiz kalması da araştırmalarla insanın omnivor (hem etçil hem otçul ) olduğunu destekler niteliktedir. The Game Changers adlı yeni bir belgesel aksini iddia ediyor. Filmde yer alan uzmanlar ve ünlüler, bitki temelli vegan bir diyetin sporcular için en uygun olduğunu ve hayvansal gıdaların atletik performans ve genel sağlık için zararlı olduğunu savunuyorlar. Bu konuda pek çok efsane ve yanlış kanı var, bu yüzden The Game Changers’da yapılan en büyük…

SÜT DOSYASI SÜT TÜKETİMİNİN SOSYAL VE BİYOLOJİK EVRİMİ İnsanlar doğada sadece yetişkinken süt tüketen tek canlılar değil aynı zamanda başka hayvanın sütünü tüketen tek canlılar olarak karşımıza çıkmaktadır ( enzim besinleri verilmediği için açlıktan süt tüketen kediler buna dahil değildir ). Araştırmacılar, süt içme geçmişimizi incelemek için, toplumların en az 8000 yıldır evcil inek, koyun ve keçi güttüğü Afrika’ya döndüler. Bilim adamları, Sudan ve Kenya’da 2000 ila 6000 yıllık sekiz iskeleti inceledi. Dişlerinden sertleşmiş diş taşlarını kazıdılar ve içeride hapsolmuş süte özgü bilinen proteinleri aradılar. Ekibinin, bulguları  bu insanların en az 6000 yıl önce bir çeşit süt ürünü tükettiklerini ortaya çıkardı . Bu, Afrika’da ve belki de dünyada süt tüketiminin bilinen en eski doğrudan kanıtıdır. Dahası , 2020’de yayınlanan bazı iskelet DNA’ları üzerinde yapılan bir araştırmaya göre , antik Afrikalılar süt sindirici genler geliştirmemiş gibi görünüyor.  Toplum, laktaz kalıcılığına sahip olmadan önce süt içiyormuş gibi görünüyor. İnsanlık Tarihi Bilimi Enstitüsü’nde antik proteinler uzmanı Max Planck’a göre  proteinler bugün Afrika’da…

Lactobacillus Plantarum nedir? Lactobacillus plantarum , yaygın bir laktik asit bakteri türüdür . Genellikle lahana turşusu, turşu, salamura zeytin ve kimchi gibi birçok fermente bitki ürününde bulunur. L. plantarum antikanser, antiinflamatuvar, antiobezite ve antidiyabetik özelliklere sahip bir antioksidandır. Ulusal Tayvan Spor Üniversitesi , Lactobacillus plantarum TWK10 (LP10 olarak bilinen bir probiyotik) ile 6 haftalık bir test gerçekleştirdi. Bu zaman diliminde, bilim adamları 24 erkek laboratuvar faresine bu probiyotikten verdiler. Nihayetinde keşfettikleri şey, bu probiyotiği alan laboratuvar farelerinin kas kütlesini artırabildiği, ayrıca LP10 almayan kontrol grubuna kıyasla dayanıklılık ve kavrama güçlerini de artırabildiğiydi. Araştırmacılar,bu çalışmada, LP10 takviyesinin egzersiz performansını artırdığını, beyaz yağ dokusunu azalttığını, kas kütlesini artırdığını ve vücut ağırlığı artışı olmaksızın gastroknemius kası tip I lif sayılarını artırdığını buldular. Bu sonuçlar, bağırsak mikrobiyotasının, enerji dengesi ve vücut bileşimi açısından fiziksel aktiviteyi etkilediğini göstermektedir. Bu nedenle, 6 hafta süreyle LP10 takviyesi vücut kompozisyonunu daha fit ve daha güçlü hale getirebilir. Sonuçlar…

Hangi bitki bazlı protein kaynakları en fazla anabolik potansiyele sahiptir? Protein, kas büyümesi için yapı taşları (amino asitler) sağlar. Ancak tüm proteinler aynı kaliteye sahip değildir. Örneğin, hayvan bazlı proteinler tipik olarak bitki bazlı proteinden daha kalitelidir. Nedeni: Amino asitlerin daha yüksek emilimi Daha yüksek esansiyel amino asit içeriği (vücut tarafından yapılamayan amino asitler) Daha yüksek lösin içeriği (kas büyümesini uyarmada en güçlü amino asit) Bu çalışma, ticari olarak temin edilebilen birkaç bitki protein takviyesini amino asit profilleri açısından analiz etti ve bunları hayvan proteinleriyle karşılaştırdı. Bitki bazlı protein kaynaklarının çoğu, hayvan bazlı proteinlerle karşılaştırıldığında lösin bakımından gerçekten daha düşüktü. Bununla birlikte, mısır proteini lösin bakımından çok yüksekti. Bu, mısırın yüksek kaliteli bir protein kaynağı olduğu anlamına gelmez. Mısır proteini, temel amino asit lizin bakımından düşüktür. Bir temel amino asit eksik olduğunda, kas büyümesi için tüm amino asitlerin kullanımını sınırlar. Bu nedenle, tam bir amino asit profili oluşturmak için farklı bitki bazlı protein kaynaklarını…

FRUKTOZ SİZİN İÇİN GERÇEKTEN KÖTÜ MÜ? Son 10-15 yıldır, fruktozun obezite, diyabet, alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı ve diğerleri gibi kronik sağlık sorunlarımızın çoğunda oynadığı rol hakkında çok sayıda tartışma yapıldı. Ancak, bu tartışmaların çoğu fazla abartılıdır. Fruktozun fiziğini bozacağından elma yemeyecek kadar korkan insanlar biliyorum. Evet, doğru duydun elma bile yemiyorlar! Dr. Robert Lustig, fruktozu şeytanlaştırmak için son yıllarda çok çalıştı ve çabaları sonuç verdi. ” Sugar: The Bitter Truth ” adlı YouTube videosu , bu yazı itibariyle 11 milyondan fazla izlendi. Lustig; fruktozun, karaciğer için alkol kadar toksik olan (glikoz ile karşılaştırıldığında) benzersiz bir şekilde şişmanlatıcı bir zehir olduğunu iddia ediyor. Ama bu doğru mu? Mevcut kanıtlar bu durumu destekliyor mu? Dr. Lustig, glikoz ile karşılaştırıldığında fruktozun benzersiz bir şekilde şişmanlatıcı olduğunu savunuyor. Fruktozun, karaciğerin karbonhidratları yağa dönüştürdüğü süreç olan de novo lipogenez (DNL) için en etkili substrat olduğunu iddia ediyor . Ancak Dr. Lustig, insanlar için geçerli olmayan hayvan kanıtlarına güveniyor. Fare karbonhidrat metabolizması ile insan karbonhidrat metabolizması arasında büyük bir fark vardır.  İnsanlarda…

Bakır ve Varisli Damarlar Varisli damarlar, damar içerisindeki kan basıncının yükselmesi ve damar duvarını zayıflatıp zarar vermesi sonucunda ortaya çıkar. Varisli damarlardaki kan, bacaklardan kalbe geri çıkmakta zorlanır. Varisli damarların ortaya çıkmasının altında yatan pek çok sebep olabilir. Örneğin: hareketsizlikten kaynaklanan yavaş kan dolaşımı, kalıtsal faktörler, kilo, hamilelik, kabızlık ve mineral eksiklikleri varisli damarların ortaya çıkmasının sebeplerindendir. Bakır; iskelet sistemini güçlendiren, bağışıklık sistemini düzenleyen ve kan dolaşımını destekleyen önemli bir besin maddesidir. Bakır eksikliği veya biyolojik olarak kullanılabilir bakırdaki yetersizlik damarların esnekliğini yitirmesine ve yavaş yavaş zayıflayıp şişmeye karşı güçsüz duruma düşmesine neden olabilir. Bakır ve Varisli Damarların İlişkisi Nedir? Bakır, elastin ve kolajeni bir araya getirerek dokuları daha esnek hale getirir. Bu, damarların endotelyal tabakasını esnek tutar fakat bu esneklik damarların kendini tutamayıp şekil bozukluklarına maruz kalacağı düzeyde değildir. Eğer damarlarınızda yırtık veya güçsüz bir nokta varsa; bakır bu bozuklukları tamir etmek için oldukça gereklidir. Bu durum kılcal ve…

Kahve içmenin yanlış bir yolu olduğunu biliyor muydunuz? Hızlı metabolizma ve sağlık yararları için kahve içmenin belirli bir yolu vardır, bu yüzden nasıl olduğunu öğrenmek için okumaya devam edin. Kahvenin içinde etkili bir metabolizma uyarıcısı olan kafein bulunur. Kafein  vücudun metabolizma hızını ve şeker yakımını arttırmak için tiroidleri harekete geçerir. Kahve; magnezyum, B vitamini, manganez ve potasyum açısından çok zengin bir metabolik maddedir. Metabolizmayı harekete geçirecek her uyarıcı, yiyeceklerden elde edilen kan şekeri ile desteklenmelidir. Eğer yeterli derecede kahve içip metabolik destek yani yiyecek enerjisi alırsanız, metabolizmanız hızlanır böylece daha sıcak, daha odaklanmış, daha motive ve daha sakin hissedersiniz. Eğer bu metabolik destek yani yiyecek enerjisi kahveden gelen uyarıcı etkiyi yeterince karşılayamazsa; gergin, keyifsiz ve sinirli hissedebilirsiniz. Eğer siz de bu şekilde gergin, keyifsiz ve sinirli hisseden taraftakilerdenseniz; bu, vücudunuzda depolanmış halde bulunan enerjinin yetersiz olduğu ve kafeinin getirdiği uyarıcı etkiye yeterli karşılığı veremediği anlamına gelir. Peki sonuç nedir? Kan şekerinde…

Taurin vücutta doğal olarak bulunan, sülfür türevi bir amino asittir. Taurinin diğer amino asitlerden farkı, protein üretiminde kullanılmamasıdır. Taurin vücutta çok çeşitli ve önemli fonksiyonlara sahiptir. Bu amino asitin görevleri beyin, gözler, kaslar ve kalp üzerinde yoğunlaşmaktadır. En önemli görevi hücrelerdeki sıvı dengesini sağlamasıdır. Taurin hücre içi serbest kalsiyum yoğunlaşmasının düzenlenmesinde rol oynar. Protein üretiminde kullanılmamasına rağmen beyindeki, kas dokusundaki, retinadaki ve organlardaki en bol amino asitlerden biridir. Taurin stresle ilişkili nöron hasarına karşı da koruyucu görev üstlenmektedir. (Ç) Taurinin vücuttaki görev dağılımı incelendiğinde eksikliğinin de birçok sıkıntıya yol açacağı söylenebilir. Taurin eksikliği kardiyomiyopati, böbrek fonksiyon bozukluğu, gelişimsel anormallikler, retinal nöronlardaki hasar ile ilişkilendirilir. (Ç) Diyabetli insanların daha düşük taurin seviyelerine sahip olma eğilimi bilinmektedir. (Ç) Bu da düşük taurin seviyelerinin diyabet üzerinde doğrudan ya da dolaylı şekilde etkisi olduğunun göstergesi olabilir. Araştırmalar taurinin diyabetik sıçanlarda açlık kan şekerini düşürdüğünü göstermiştir. (Ç) Danimarka Kopenhag Üniversitesinde yapılan hayvan araştırmalarında yüksek protein,…